List

Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigoriy Petrov

Petrov’un bir biyografisinde yazar şöyle diyordu:”O, hayatı yeniden inşa etmek gerektiğinde insanları ikna etmek için yorulmadan çabaladı.” Yazılarında da konuşmalarında da Petrov Rusya’da hayat şartlarının kötü olduğunu, halkın fakirlik ve cehalet içerisinde, zavallı bir yaşam sürdüğünü dile getirerek, ülkenin bütün bilinçli güçlerinin vatanın iyiliği için durmadan çalışması gerektiğini tekrarlamaktadır. Bir yazısında şöyle demiştir:

Anavatandaki yaşam tarzına baktığımızda, büyük bir halkın sahip olduğu güçle örtüşmeyen başarısızlık, eksiklik, geri kalmışlık ve tembellik görürsünüz. Bu durum karşısında yüksek sesle ‘Artık işe koyulmanın vakti geldi!’ demelisiniz (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:9)

 

“Konuşmasının son kısmında Petrov ateşli bir şekilde gençlere seslenerek, onları yorulmadan kötülükle mücadele etmeye ve geçiş döneminde oluşan elverişli koşullardan yararlanmak suretiyle, daha iyi bir hayat kurmaya çağırdı:”Siz nasılsanız, Rusya da öyle olacaktır. İşte önce kendinizden başlayın, binayı sonra inşa edersiniz“” (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:15)

 

Beyaz Zambaklar Ülkesinde Finlandiya’yı konu edinmektedir. Kitapta bataklık ve kayalıklar arasında yer alan, doğal kaynak fakiri bu küçük ülkenin ayağa kalkarak, yoksulluktan kurtulması ve siyasi, eknomik ve kültürel açıdan gelişmiş bir refah toplumuna dönüşmesinin hikayesini anlatılmaktadır.  (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:23)

 

“Birinci milli uyanış” olarak nitelendirilen dönemin önde gelen temsilcilerinden Adolf Ivar Arwidsson bu durumla ilgili kısa ve öz olarak şu değerlendirmede bulunmuştu:

Biz İsveçli değiliz, Rus olmak da istemiyoruz, o zaman Finlandiyalı olalım”  (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:31)

 

“Birinci milli uyanış” döneminin önde gelen bazı temsilcilerinin Turku Üniversitesi’nden atıldığı 1822 yılında, onların başlattığı çalışmaları devam ettirerek, sonuca ulaştıracak olan birkaç öğrencinin aynı üniversiteye girmesinin sembolik bir anlamı vardır. Bu öğrenciler Elias Lönnrot, Johan Ludvig Runeberg ve Johan Vilhelm Snelman‘dan başkası değildi.” (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:32)

 

Milli duygu ve düşüncelere sahip her insan gibi, Lönnrot da bir ulusun doğuşu ve şekillenmesi için olmazsa olmaz koşulun, halkın tarihi ve kültürel değerlerini benimsemesi ve bunlara sahip çıkması olduğunun farkındaydı. Bunu sağlayacak en önemli unsur ise milli destanlardı. Lönnrot bu düşüncelerden yola çıkarken, ünlü Kalevala destanının yazmalarını toplayarak, tasnif etmek ve yayınlamak gibi şerefli bir görevi de üstlenmiş olacaktı (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:32)

 

Ülkenin temel gücünü ve toplumsal dayanağını teşkil eden Fin köylüsü Runeberg’in şiirlerinde ilk kez “vatandaşlık hakkı” elde etmektedir. Şairin en önemli eseri olan “Saariyarvilli Paavo” adlı şiir, Fin halkına has en iyi milli özellikleri – dürüstlük ve çalışkanlığı hayat ilkesi edinen, yaptıklarıyla topluma öncülük eden köylülere adanmıştır  (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:34)

 

Çar 1. Nikola‘nın 2 Mart 1855 tarihinde vefatının ardından liberal düşüncelere sahip ve reform yanlısı bir şahıs olan Çar 2. Aleksandr genç yaşta tahta çıktı. Bu olay gerek Rusya’nın gerekse de Finlandiya’nın tarihinde yeni ve aydınlık bir dönemin başlangıcı oldu (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:41)

 

1856 yılının Ocak ayında Snelman felsefe profesörlüğü görevine atandı. Öğrenciler bu olayı kutlamak için büyük bir etkinlik düzenlediler ve onur konuğu olarak Runeberg’i kutlamalara davet ettiler. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:42)

 

1 Temmuz 1881 tarihinde hayata gözlerini yuman Vilhelm Johan Snelman’ın cenaze törenine yüzlerce kişi katıldı. Hayatta kalan az sayıdaki fikir ve mücadele arkadaşlarından birisi ve aynı kuşağın temsilcisi yazar Zacharias Topelius törende yaptığı konuşmasında aşağıdaki fikirkeri dile getirmiştir;

“Kendisi bayrağının yanında şehit olan bir halk savaşcısıydı. Hayatı gençliğinden itibaren bilgi, kalkınma, özgürlük, vatan, hak ve adalet uğruna verdiği mücadeleyle geçti “. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:45)

 

Şüphesiz, Snelman’ın kişiliği Grigoriy Petrov için ilham kaynağı olmuştur. Kendisi, herhangi bir ülkede yaşanacak değişimlerin öncülüğünü Snelman gibi bencillikten uzak, risk ve engellerden korkmayan “yaşam mimarlarının” yapması gerektiğinin farkındaydı. Rusya’da, kendi vatanından umudunu kestikten sonra ise Yugoslavya ve Bulgarista’da bu tür insanların ortaya çıkmasını istiyordu. Elbette, Petrov’un kitabında Snelman’ın şahsiyeti gerçek hayatta olduğundan hayli farklı şekilde takdim edilmektedir. Yazar seçmiş olduğu karekteri idealize etmekte, kendisini halkın ateşli bir sözcüsü ve neredeyse bir vais olarak göstermektedir. Halbuki Snelman benzer bir işle hiç uğraşmamıştır. Bu noktada, Petrov’un hayalindeki karekterin gerçek hayattaki özelliklerden uzakalşarak, yazarın kendisine daha çok benzediğini ve “Beyaz Zambaklar Ülkesinde” kitabındaki Snelman karekterinin büyük ölçüde yazarın kendi kişiliğini yansıttığını düşünüyoruz (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:46-47)

 

Fakat gerçek hayatta Petrov’un fikirlerinin kendi kendine sonuçlar vermediği kanısındayız, nitekim, ekonomik ve kültürel atılımın gerçekleşmesi için, her şeyden önce, bir ülkede tutatlı ve iyi düşünülmüş devlet politikalarının uygulamaya konması gerekmektedir. Aksi takdirde, gayretli insanlar tarafından kişisel çabalar ve emek sonucu elde edilen başarılar, tıpkı suyun kumda kaybolması gibi, yok olup gidecektir. Tarih bu konuda sayısız örneklerle doldurudur. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:49)


Beyaz Zambaklar Ülkesinde


1. Mene, Tekel, Peres

İmparatorluk Tiyatrosu’nun taştan yapılmış dev binası çürük ve parçalanmakta olan ahşap bir temel üzerinde yükselmekteydi. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:54)

Devlet tarihi ve halkların yaşam öyküsü de Moskova’daki İmparatorluk Tiyatrosunu’nun inşasına benzer. Devlet yapısının eskimiş ve çürümeye başlamış temelleri, geçmiş dönemlerde etkili olan yönetim şekilleri bugün anlamını yitirmiş ve işleyemez hale gelmiştir. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:55)

Mene, Tekel, Peres! Düşüncesiz olmayın! Solucanlar gibi kendi küçük işleriniz ve önemsiz kaygılarınızın çevresine üşüşerek, bunların arasında kaybolmayın! Devletinizin temellerini nasıl sağlamlaştırabileceğinizi, halkınızın eğitim ve kültür düzeyini nasıl yükseltebileceğinizi düşünün! (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:56)

2. Kahramanlar ve Kitle

Ülkelerin güçlü veya zayıf, halkların gelişmiş veya geri kalmış olmasının altında yatan tek neden yöneticinin adil veya yetersiz olması değildir. Yönetici nasıl biri olursa olsun -iyi veya kötü, kahraman veya zalim – her zaman kendi halkının canından bir candır, onun bir parçası, ruhunun yansımasııdır. Halk nasılsa, onu yönetenler de öyledir. Bu yüzden de her halkın hak ettiği iktidarlara ve yöneticilere sahip olduğu eskiden beri söylenegelmektedir. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:57)

Carlyle, “Kahramanlar” adlı dikakte değer kitabında kahramanlık kültü ve kültürünü övmektedir. Ona göre halk kitleleri cansız balçık yığını olup, heykeltıraş eli dokunmadığı sürece öyle kalacaktır. Fakat sonunda bir sanatkar, büyük bir şahsiyet ve kahraman – Sezar, Napolyon, Büyük Petro, Sokrates, Hazreti Muhammed – ortaya çıakr ve bu balçık yığınını eline alarak, ona çeşitli şekiller verir. İnsan ve kitlelerden istediğini yaratır. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:58)

Lev Tolstoy farklı bir tablo çizerek, şunları belirtmektedir: “Denizde yüzmekte olan büyük bir gemiyi hayal edin. Hareket halinde olan gemi, önünde kuvvetli bir akıntı oluşturmaktadır. Bu akıntının gemiyi arkasından sürüklediğini söyleyecek birileri çıkar mı? Herkes akıntıyı geminin yarattığının ve ileriye doğru hareket ettirdiğinin farkındadır. Burada itici güç gemidir, akıntı ise yüzmekte olan geminin gücünü yansıtan bir sonuçtur.

Halkların gelişimi de bu şekildedir. İçinde hareket gücünün ortaya çıkararak, artmaya başladığını hissettiği an halk ileriye doğru hareketlenecek, kendisi yürüyecek, önündeki akıntıyı da iterek hareket ettirecektir. Halk kendi içerisinden, onun istek ve duygularına tercüman oalcak önderler çıkaracaktır.” (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:59)

Kahramanlar kitleye ilham vererek, onu ateşlerken, bu ateşin kaynağı halk kitlelerinin içinden çıkan alevin kendisidir. (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:60)

Halkın içinden çıkan her büyük şahsiyet yakıcı güce sahip birer büyüteçtir. Bu büyüteç halkın en güçlü yönlerini ve zekasını kendi kişiliğinde birleştirerek, hem kendi halkını hem de diğer halkları temsil eden milyonlarca insanı ateşlemektedir. Fakat gökyüzü bulutlusa ve atmosferde güneş ışınları yoksa, hiçbir büyüteç kar tanelerini eritmeye ve bir damla suyu ısıtmaya muktedir olamayacaktır (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:60)

3. İkuynen Taystelu (Sonsuz Mücadele)

Her bir toprak parçasını kullanılabilir hale getirmek birkaç kuşağın emeği sayesinde mümkün olmuştur. Doğa, insanı bataklıklar ve göller arasında uzayıp giden çıplak kayaların üzerine atarak, sanki onunla dalga geçmektedir. Fakat insan doğanın kendisine meydan okuyan ve savaşa davet eden çağrısını kabul etti ve mücadeleyi kazanarak, doğayla alay etmeye başladı.   (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:69)

“Bizim kısmetimize bataklıklar ve taşlar çıktı, fakat biz onları işledik ve uygar bir ülke kurduk” diyen Finlandiyalılar bunu asırlık bir emek ve azimli çalışma sonucu elde ettiler.   (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:71)

Farklı çalışma tarzları mevcuttur. Öküzün, arabayı çeken veya sırtındaki yükü taşıyan atın emeği gibi kaba güce dayalı çalışma biçimi ile bilgi ve eğitime dayalı çalışma tarzı çok farklıdır. Bilgi ile beslenen emek on, yüz ve hatta bir kat daha etkilidir.   (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:75)

Abo şehrinde belediyenin yıllık bir milyon yüz elli bin Ruble tutarındaki gelirinin yaklaşık iki yüz bin Rubbelik kısmı okullara harcanmaktadır. Okulların donanımı çok iyidir.   (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:78)

Bu nedenle Finlandiya’da halkın en alt kesimleri bile ölüm uykusuna yatmadan ve kurumuş ağaç dalı gibi çürümeye yüz tutmadan fikir üretme yeteneklerini geliştirmektedirler. İnsanlar fakirliklerinden utanmadan ve başkalarının söylediklerine aldırmadan kendi inandıkları gibi yaşıyorlar.   (Beyaz Zambaklar Ülkesi, Sayfa:78)

One Response to “Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigoriy Petrov”

  1. Noname

    Saariyarvili Paavo adli siirini merak ettim,fakat bulamadim. Bilginiz varsa paylasabilir misiniz?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

  Posts

June 11th, 2020

Yazılım Test Araçları

  Kaynak: https://www.udemy.com/course/foundations-of-agile-software-testing-j/

May 16th, 2020

Çözümün Peşinde Koşmak

Hayatta problemler her zaman farklı yöntemlerle çözülmüştür. Örnegin Japon balıkçılar balıkların tazeliğini korumak için farklı yöntemler denemiş ve Japon halkına […]

May 15th, 2020

Tenere Ağacı’ndan Hayata Dair (Tenere tree shows about life)

Tek başına zorlukların karşısında durursun ve yolunu kaybedenler için çıkar yol olursun ama bir gün gideceği bir rotası olmayan birisi […]

November 25th, 2019

Bu hayatta herkesin “solo” yapmaya hakkı var – (Miles Davis)

Köylerin Yazgısını Değiştiren Bir Resim-İş Öğretmeni: İsmail Hakkı Tonguçhttps://t.co/BOp7N6lPwK — Mehmet Büge (@MehmetBuge) February 23, 2020

August 21st, 2019

Brezilya nasıl dünyanın en büyük 3. uçak imalatçısı oldu?

Türkiye’ye çok benzeyen Brezilya’nın dünyanın en büyük 3.uçak imalatçısı nasıl olduğunu izlemek için tıklayınız.

November 9th, 2018

Bir Hayat

Bir ömür nasıl geçmiş? Uzman fotoğrafçı Tom Hussey’in anlamlı ve güzel çalışmasında kişilerin günümüzdeki halleri ile, geçmişten yansımaları bir araya […]

May 3rd, 2018

Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigoriy Petrov

Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Grigoriy Petrov Petrov’un bir biyografisinde yazar şöyle diyordu:”O, hayatı yeniden inşa etmek gerektiğinde insanları ikna etmek […]

May 3rd, 2018

Kuşların Göç Yolları

Kuşların ne kadar çok uçabildikleri hep merak etmişimdir, göçleri sırasında hangi kara parçalarından, hangi denizlerden geçtiklerini. Kuşların göç yollarını merak […]

March 29th, 2018

Dünyayı Geziyorum – Mauritius Adası

Mauritius Mauritius ya da resmî adıyla Mauritius Cumhuriyeti, Afrika kıtasına bağlı bir ada ülke konumunda olup, Madagaskar’ın doğusunda Hint Okyanusu’nun […]

March 29th, 2018

Dünyayı Geziyorum – Finlandiya

Dünyayı Geziyorum – Finlandiya Finlandıya’nın başkenti Helsinki’dir ve Avrupa Birliğinin en kuzeyinde bulunan başkenttir. Tarihi çok eskilere gidiyor ama Ruslar’la […]